Çıkmaz Sokak, Kayıp Sayfalar ve Kusursuz'u daha önce okumuş olanlar varsa, şimdi anlatacağım Eksik Hikaye'yi çok sevecekler. Eksik Hikaye, Özge Atlı'nın internet ortamında başladığı bir çok hikayesinden biri, fakat Uçurum'la başlayıp Kusursuz'la sonlanan hikaye zincirinin en son halkası olacağını umuyorum. [Ki olacak da, Özge'nin bu hikayeyi bıraktığını hayal edemiyorum!]
Ne kadar istesem de, hikayeyi sadece giriş ve ilk bölümüne göre değerlendirmem mümkün değil. Özge uzun, eleştirisel yorumlar istediği için yazdığı bölümleri ben ve Öznur'a okutuyor, sonra yayınlıyor ve o yüzden hikayenin sonraki birkaç bölümünü biliyorum. Spoiler vermeden anlatmak için elimden geleni yapacağım; çünkü bu hikaye, gerçekten okunması gereken bir hikaye.
Özge'nin önceki hikayelerini burada yayınlamadım, çünkü Çıkmaz Sokak'ı okuyalı yıl oldu ve diğer iki hikayenin de sonuna asla gelemedim. Uzun yazılmasını çok sevsem de -ki uzun yazmak/okumak bana Öznur, Özge ve Gül Pınar'dan gelen alışkanlıklardır- bir noktada ucu kaçtıktan ve önceki olayları unuttuktan sonra, geri dönüp tekrardan okumanın gerçekten zor geldiğini kabul etmeliyim. İşte o yüzden, bu hikayenin ucunu kaçırmadığımdan emin olacağım ve henüz yeni başlamışken sizlere tanıtacağım ki siz de uzunluğuna bakıp üşenmeyin. Bu hikaye okumaya değer.
Ana karakterimizden başlayalım: Ali Eren Dinçer.
Evet. Ana karakterimiz bir Türk erkeği fakat bu arkadaşımız biraz farklı. Onun hayalleri var ve bu hayallere kavuşmak için elinden geleni yapmaya hazır. Yurtdışına gitmek istiyor ve bunun için çok çalışması gerektiğinin farkında. Bir özel okulda burslu okuyor ve gerçekten çalışıyor da. Geceleri bir barda çalışarak para biriktiriyor. Kısacası, aklınıza gelebilecek her şekilde çalışıyor geleceği için.
Ve sırf bu yüzden, belki de, Ali Eren'in başından geçenler okunmaya değer. O kadar sağlam bir karakter ki, o kadar iyi anlatılmış ki, okurken bunların hepsini benden belki iki yaş büyük bir kızın, bir dostumun yazmış olduğunu unutuyorum.
Bunu ona da söyledim: Eğer Eksik Hikaye bir roman olsaydı ve kitapçıların raflarını süsleseydi, benim bir günde bitirip arkasından eksikliğini hissettiğim tarzda, sürükleyici bir roman olurdu ve arkasından "İkincisi yok mu yani?" triplerine girerdim. Son kısım biraz riskli; o, Özge'nin nasıl bir final yaptığına göre değişir fakat Özge'nin finallerinden bildiğim kadarıyla, aynı anda hem tatmin edici hem de seni merakta bırakan bir final beklediğimi söyleyebilirim. [Kendime şaşıyorum, daha ilk bölümden final muhabbeti. Aa! Çok ayıp.]
Sonuç olarak, elimizde mücadeleci bir genç var ve bu genç hikayesinin okunmasını hak ediyor. Yaşadıklarından bildiğim kadarıyla eğer çenesini kapatıp arada bir "Tamam," demeyi öğrenebilirse hayatta bir yerlere gidecek. Ali Eren'deki o çene yok mu o çene...
Şaka bir yana; gerçekten okunması gereken, gerek kurgusuyla, gerek üslubuyla, gerek karakterleriyle gerçekten çok başarılı bir hikaye. Okumayan çok şey kaçırır diyor ve yazımı sonlandırıyorum.

http://www.wattpad.com/story/14208125-denemek-ister-misin kullanıcı adım : meyvelikekim :) Okuyun pişman olmayacaksınız ;) Yeniyim ama destekle büyüyeceğime inanıyorum :)
YanıtlaSil