31 Ağustos 2013 Cumartesi

HeartBeat

HeartBeat, BreathoOfTheNight adı altında yazan Bilge Ünüvar'ın henüz sadece 3 bölüm yayınlanmış hikayesi ve diğer kitapları Bad Girls Don't Cry'la  Song of Destiny'den okuduğum kadarıyla kıyaslarsak, en sevdiğim kitabı.


Genelde İngilizce isimli Türkçe kitaplara karşı bir antipatim vardır. Sevemem işte. Bana saçma gelir. Eğer Türkçe'yse kitap, neden başlığı İngilizce koyarsın ki? Evet, şarkı sözlerini anlarım, fakat eğer kalıplaşmış bir söz koyacaksan İngilizce değil Türkçe koymanı beklerim. Madem İngilizce'yi çok seviyorsun, o zaman tüm hikayeyi İngilizce yap. Bilmiyorum, bu konuda biraz katıyım ve biz bunu zaten Bilge'yle konuştuk ve hala onaylamasam da, yapabileceğim bir şey yok. Sonuçta hikaye onun hikayesi ^_^

Hikayenin genel olarak ilerleyişini seviyorum ve Bilge'nin kalemi gerçekten iyi. Genel olarak "sürtük" ve "kaltak" kelimelerinin kullanımını sevmiyorum, fakat sanırım yabancı karakterlerin olduğu bir hikayede bu iki kelimenin geçmemesi biraz olasılık dışı.

Aurora gerçekten hareketli bir kız, ve ben onu şimdiden sevdim. Bana biraz egosu yüksek gelse de, enstrüman çalmayı bilenleri hep sevmişimdir. Ben çalamam gerçi. Ailesiyle anlaşamaması çoğu gencin karşılaşabileceği bir sorun ve "Böyle bir şey kimsenin başına gelemez ki," dedirtmeyen bir hikaye. Elijah'la sadece az bir süreliğine tanışmış olsak da, bana çok tatlı geldi! Kesinlikle daha fazlasını istiyorum. Kızın sevgilisi, Lancel arkadaşımızı da pek görememiş olsak da en merak ettiğim karakterlerden biri olduğunu söyleyebilirim. Elijah mı yoksa Lancel mi beni daha çok etkileyecek acaba? 
Let the games begin!

Wattpad'de uzun bölümlü hikayeler okunmuyor, bu bir gerçek. İnsanlar genel olarak bilgisayar başında oturup uzun uzun okumayı sevmiyorlar, üşeniyorlar yada zamanları olmuyor. Genel olarak ben uzun bölümlü hikayeleri daha çok seviyorum çünkü uzun yazıp bölümdeki olayları birbirine karıştırmamak çalışma ve yetenek ister. Bunu yapabilenleri ve kitaplarını da severim o yüzden. Kısa bölümlerde bana yeterince detay verilmemiş gibi hissederim veya olay kısa kesilmiş gibi. O yüzden ilk bölümü Wattpad'de 5 sayfaya denk gelince çok sevinmiştim. Darısı sonraki bölümlerin başına. [Bilge, canım, mesajı aldın mı?]

Sonuç olarak gerçekten eğlenerek okuduğum bir kitap olma yolunda ilerliyor ve okuyun.
Birkaç bölüm daha yayınlandıktan sonra da bana gelin ve beraber "Elijah mı yoksa Lancel mi?" konulu bir konuşma yaparız ^^

29 Ağustos 2013 Perşembe

''Kızlar Arasında''



Merhaba kitap severler, size Hayriye Tuncel'in kaleminden müthiş bir kitap olan ''Kızlar Arasında'' adlı kitabı yorumlayacağım.

Açıkçası fantastik dışında başka tür okuduğum söylenemez.
Fakat bu kitabı okuduktan sonra fikirlerim tamamen değişti.Harika bir kurgu olduğunu düşünüyorum ve sadece şunu söylüyorum;''Yeni bölüm,yeni bölüm,yeni bölüm!''

Kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.Şahsen beni tek bölümle bağladı diyebilirim.Eğer aranızda okumayı düşünenler olursa sizin kitap hakkında biraz bahsedeyim;

Kitabımız,fiziksel özellikleri yüzünden dalga geçilen. arkadaşlarının da değimiyle;''Camış Pınar'' adlı kızımızın hayatını anlatıyor.Tabi ki kızımız bu hakeretler karşısında susacak mı?Tabiki hayır!Tamamen başka bir kişi olarak arkadaşlarının karşısına intikam için yeniden çıkacak.Bakalım karşısındaki engellere rağmen intikamını alabilecek mi?


KIZLAR ARASINDA!

Kitabımız:Kızlar arasında

Bir Katile Aşık Oldum

Bir Katile Aşık Oldum, daha önceki bir yazımda bahsettiğim Kızıl Kraliçe'nin yazarı Şule Ürey'in bir başka kitabı. Kitapta henüz girişle beraber iki bölüm var, fakat giriş bölümünden sizi içine çekeceğine eminim.


Kızıl Kraliçe'nin ana karakteri Sarette'i okuduktan sonra buradaki kızımız, Mira, biraz fazla neşeli, biraz fazla güler yüzlü gelse de Mira'nın bu hallerine hemen alışıyorsunuz. Tabii bu kadar neşeli, güler yüzlü bir kızın şıpsevdi olmasına da şaşırmazsınız herhalde? Şaşırmazsanız iyi olur, çünkü biricik Mira'mız, soğuk ve tehlikeli Arel'e abayı yakmış!

Size kurgunun nasıl ilerleyeceğiyle ilgili tahminlerimi söylemeyeceğim; gidin okuyun, kendi tahminlerinizi edinin, sonra belki burada benimle paylaşırsınız, ha? :D

Bence bu hikaye, sırf Arel James Gaisford olduğu için ve James Gaisford da kapaktaki yakışıklılık olduğu için bile okunabilir. Tabii tek çekici noktası o değil, ama benim yakındığımı duyamayacaksınız! :D

Adının klişeliği bir kenara bırakılırsa, Bir Katile Aşık Oldum'un kaçırılmaması gereken bir macera olacağını düşünüyorum ve daha çok başlarında olduğu için, büyük olasılıkla finalinden sonra, aynı Şeytanın Prensesi hakkındaki yazımda yapacağımı söylediğim gibi, tekrardan bir yazı yazacağım ve son puanı o zaman vereceğim.

O zamana kadar, iyi okumalar!

Doğaüstü


Merhaba kitap severler bugün Esen Nur'un yazarlığındaki ''Doğaüstü'' adlı kitabı yorumlayacağım,
Aslında fantastik oluşu -hep söylediğim gibi-tam bana hitap ediyor.Doğaüstü yaratıklar vs..
Fakat sanki benim fikrimce kitapta biraz Hush Hush havası var gibiydi.Ama tabiiki arada benzerliklerin olabileceğini düşünüyorum.
Sonuçta hepimiz amatör yazarlarız.Hiçbirimiz kusursuz yazacağız diye bir kural yok.

Kitabımız tek bir kişinin ağzından anlatılmıyor.Yani, arada yazarın ağzından,arada da karakterlerin ağzından dinliyoruz.İsmindende anladığımız gibi kitabımız doğa üstü yaratıklar ve insanlar arasında geçiyor.Ve anladığım kadarıyla çekişmeli bir aşk göreceğiz.Eğer fantastik seviyorsanız hikayeyi okumanızı tavsiye ediyorum.:)Bence sadece kitaba daha iyi bir kapak fotoğrafı seçilmeli.Bunun dışında eleştirilecek bir yanı olmadığını düşünüyorum. :)
Dediğim gibi ben kitabı beğendim yeni bölümleri bekliyorum.Devam etmelisin.


Yazarımız:SnkpnR


28 Ağustos 2013 Çarşamba

Hepimiz Ergeniz!

BengiLockwood kullancısı altında yazan Bengisu Dereş'in Hepimiz Ergeniz! adlı hikayesi kısa bir hikaye. Normalde kısa hikayeleri sevmem, bölümlerin daha uzun olması gerektiğinden yakınırım fakat bu hikayeye aynı muameleyi göstermek mümkün değil.


Normalde hikayelerin tanıtımlarını vermiyorum, fakat bunun tanıtımı kitabı çok iyi açıklıyor: "Sadece iki kelime; Görkem Yüksel."

Her gün bir doz Görkem Yüksel, kesinlikle doktorun evinizden uzaklaşmaması için garanti. Kitabı okurken sürekli sırıtıyorum. Gerçekten eğlenceli bir kitap ve eğer ciddi kitapları sevmiyorsanız, tam size göre. Yazmanın tüm kurallarını alt üst ederken, gerçekten eğlenceli bir kitap ortaya çıkıyor. 

Görkem, bence, sokakta görsem kenara çekileceğim türde biri fakat kendisini öyle bir anlatışı var... Bilemiyorum valla. 

Kısacası az vaktiniz varsa fakat yine de eğlenceli bir şeyler okumak istiyorsanız, Hepimiz Ergeniz! tam size göre.


Dipnot: Duyduğuma göre (:P) Bengisu yeni kapak tasarımı arıyormuş, yapıp sevindirebilirsiniz bence :')

Şeytanın Prensesi

Azra Kasımova'nın kitaplarını oldum olası sevmişimdir.


Bazı sebeplerden ötürü hesabını kapatmadan önce Meleklerin Sözü Var, Ateşle Dans, Overbite Serisi gibi kitapları yazıyordu fakat hesabını kapattığında Meleklerin Sözü Var ve Ateşle Dans'ın dosyaları kayboldu. Overbite Serisi ise çok kısa bir süre önce yeniden yüklendi. Tabii bu yazıyı Overbite hakkında konuşmak için yazmıyorum, onun sırası da gelecek gerçi.

Şeytanın Prensesi yeni bir kitap. Henüz sadece iki bölüm (giriş+1 bölüm) paylaşıldı, fakat bu bile sizi kitaba bağlamaya yetiyor. Ana erkek karakterimizin kötü bir aurası var ve bunun nedeni adamın kötülüğün sözlükteki diğer anlamı olması olabilir tabii... Ana karakter kızımız, adını bir türlü söylemeye uğraşamadığım için Eve dediğim, Evelyna çok iyi kalpli ve dürüst bir arkadaş ve bu, Konstantin'in işine gitmiyor. [Şaşırtıcı değil, emin olabilirsiniz.]

Neyse, kitabın nereye gideceği açık ve net bir şekilde söylenmiş de olsa, oraya gidene kadar izleyeceği yol merak uyandırıcı. Ana olayın ne olduğundan çok, o noktaya nasıl gideceklerini merak ediyorum kısacası. 

Eğer kitabın geleceğine bakarsak kesinlikle bir 5 olacağına eminim fakat henüz bir bölüm yayınlandığından 5 veremiyorum. Gelecekte, böyle bir 20 bölüm paylaşıldıktan sonra, büyük olasılıkla bu kitapla ilgili bir yazı daha yazacağım ve o zaman hak ettiği 5'i verebilmeyi umuyorum.


Dipnot: Azra'nın kapak tasarımlarını da çok seviyorum.

26 Ağustos 2013 Pazartesi

İnsanlığın Sonu


Merhaba Kitap Severler,size ''İnsanlığın Sonu'' adlı kitaptan bahsetmek istiyorum.Dünyaya düşen bir göktaşı sonucu insanlar yaratıklaşmaya başlar.Aytaç karaterinin aşık olduğu Merve karakteri de bunlardan birisidir.Aynı zamanda hikayemizde,yaratıkları avlayan avcılarda yer alıyor.

Hikayenin geneline baktığımızda,fantastik oluşundan benim tarzıma gerçekten hitap etti.Fakat Türkiyede geçen bir hikayede isim seçimini fazla beğendiğimi söyleyemeyeceğim.Türkçe ve yabancı isimlerin birbirine girmiş olduğunu düşünüyorum.Keşke tüm isimler Türkçe olsaydı..Yada tüm karakterleri yabancı isimle yaratıp,olayların geçtiği yeri Türkiye yerine farklı bir ülke seçilebilirdi.Tabii bu benim düşüncem.

Bunun dışında birkaç göze batan yazım hatası da düzeltilirse,hikayenin geleceği olduğunu düşünüyorum.Henüz 6 bölümü yayınlanmış olan hikayenin yeni bölümlerini bekliyorum :)



Yazarımız:Simmons47



25 Ağustos 2013 Pazar

Kızıl Kraliçe

İster yazımı olsun ister kurgusu, henüz 3 bölüm paylaşılmış olan Kızıl Kraliçe, Wattpad'deki favori kitaplarımın arasındaki yerini aldı. 


Uzun kitapları severim. Uzun yazabilmek ve bunu sürükleyici yapabilmek büyük bir başarıdır; yetenek ister. Kızıl Kraliçe'nin yazarı Şule Ürey, bu ikisini bir araya getirmeyi çok iyi başarmış nadir kimselerden biri. En azından benim karşıma çıkan az sayıda insandan biri. 

Wattpad'de FantastikZombi adı altında yazıyor ve Tesadüf, Bir Katile Aşık Oldum, gibi başka kitapların da yazarı. [Eğer vaktiniz varsa kitaplarına bakın derim!] 7 yıldır yazdığını söylemişti ve emin olun, o geçen vaktin her bir saniyesini başarıyla kullanmış. 

Hikayesinde sağda solda yazım hataları, noktalama sorunları var ama bunlar düzeltilemeyecek bir boyutta değiller. Biraz daha dikkat edilirse kökünün kurutulabileceği basit hatalardan bahsediyorum.

Hikayeye girişinin üzerinden 3 saniye geçmeden bir karakteri sevmek nedir?
Şahsen ben Barış'ı, şu sözleri söylediği saniyeden beri seviyorum:

"Günaydın, kraliçem."
...
"Bana ikinci kez aşık olacaksın."
Gerçekten başarılı ve kaliteli bir kitap. Bence daha çok ilgiyi hak ediyor.


24 Ağustos 2013 Cumartesi

Telefon Sapığım

Telefon Sapığım, Wattpad'de FlosCera kullanıcı adıyla yazan Şeyma Akcan'ın yeni başladığı bir kitap. Ben, sadece 3. bölüme kadar okudum ve bu yorum sadece ilk üç bölüm için geçerli olacaktır. [Böyle, çünkü şu an hikayede bir 4.bölüm yok.]


Aslında çok sürükleyici bir hikaye olma potansiyeline sahip fakat bazı paragraflar çok uzun ve kafa karıştırıcı. Cümleler hem uzun hem devrik olduklarından, sonuna vardığınızda başını unutuyorsunuz ve gerçekten gereksiz detaylarla dolu birkaç paragraf var. 

Tabii, bunların dışında... Daha çok başında olduğumuzdan ve bölüm ortalaması 2,5 sayfa olduğundan, pek bir yorum yapmak mümkün değil konusuyla veya olay örgüsüyle alakalı. Şahsen ben, bu sapığın kim olduğundan çok neden kızımızı rahatsı ettiğini merak ediyorum. Kimse kim yani. Ve kızımız... Yok böyle bir şey. Kızda ne ararsan var ama  bolca bulunan başka bir şey var: Ego. Bir noktada, telefon sapığına egoist diyor ama bence asıl egoist kendisi... Şimdiden kendisinden nefret ettiğimi söyleyebiliriz.

Bir de, hikayedeki erkek karakterler... Yok anacım, hiçbirinden bir cacık olmaz bunların. Belki bazılarınız Efe'yi sevebilir ama bilmiyorum, ben şu an hiçbirini sevememiş durumdayım.

Bütün bu olumsuz düşüncelere karşın, bu hikayeye kesinlikle devam edeceğim çünkü bu tür hikayeler, genelde ilerledikçe güzelleşir ve eminim Şeyma şu paragraflarla ilgili sorunu düzeltirse, rahat okunabilen, sinir bozucu bir ana karaktere sahip, gizemli ve eğlenceli bir kitap olacak. Şu an için sadece sinir bozucu bir ana karaktere sahip, gizemli ve eh-lenceli bir kitap. 

O zaman ne yapıyoruz? 
Yeni bölüm gelene kadar oturuyoruz ve önceki bölümleri okuyup yorum yapıyoruuz!


Dipnot: Şeyma'ya o kadar kapak resmi hazırladım, kullanmadı ya, çok içime oturdu çook.

23 Ağustos 2013 Cuma

Nothing Wrong With Being a Tomboy

Nothing Wrong With Being a Tomboy yazarı FlyingMozart'ın en uzun kitabı olmasının yanında, gerçekten 162 sayfayla uzun bir kitap olduğunu söyleyebilirim ve ben genel olarak kısa kitapları sevmediğimden, bu bu kitapla ilgili sevdiğim şeylerden biriydi.


Kitap; Riley adında, daha çok sporlarla ilgilenen ve pek de kız gibi davranmayan bir kızın başından geçen bir aşkı anlatıyor. 

Şimdii... Kitabı genel olarak sevdim; bölümler eğlenceliydi ve bir keresinde bile sıkılarak bırakmayı düşünmedim fakat yazarın birkaç yerde yaptığı hatalar vardı. Belki bunlar, hikaye daha düzenlemeden geçmediği için varlar, bilemem. Benim şu an aklıma gelen tek biri var, ilk bölüm dışında, Riley'i herhangi bir şekilde spor yaparken görmüyoruz. Her sporla ilgilendiği söyleniyor, ama pek gösterilmiyor. Hikayeyle pek bir alakası olmadığının farkındayım, ama her sporla ilgilenen biri nasıl olur da hiç spor yapmaz? 

Üstte dediğim gibi birkaç detay dışında kitap bence yeterince güzel ve eğlenceliydi. Uzun olmasına rağmen kısa zamanda bitirdim.



21 Ağustos 2013 Çarşamba

Aurora - Kutup Işıkları


Merhabaa kitapseverler ^^ Bu yayınım da Nisa'nın yeni başladığı; fantastik bir kurgusu olan kitabını göreceksiniz. Şunu demeliyim ki daha 2 bölüm olmasına rağmen hemen kitaba ısındım! Viki reklam ajansında gayet normal bir işçi gibi çalışırken evli olan patronunu sekreteriyle basmış durumda. Sizce de genel de böyle olmaz mı? Yani benim bildiklerim kadarıyla; patron sekretere yan gözle bakar, sekreter azgın çıkıp evli olan patronuna kayar. Ah şu patronlar! Victoria, patronun -eski- eşinin arkadaşı olduğundan dolayı işinden kovulmuştur. Peki ya daha sonra ne oldu? Ara sokaklarda gezinirken bir banka oturup uyuya kaldı! 

Tabi bu hikaye de Viki'nin sevgilisi de var. Her çift de kavga olur ama bunlara " sevgili " demek fazla geliyor sanırım. Her kız ilgi ister! Evet erkekler bunu bir kenara yazsanız iyi olur.

Gelelim ana konuya.... Victoria o bankta uyuya kaldıktan sonra başladı her şey. Sizce 2. Bölümün sonunda gelen mesajla, ilk bölümde banktan alıp taksiyle evine bırakmaya çalışan adamın alakası var mıdır? İleri de ki bölümlerde göreceğiz - bunu demekten hiç hoşlanmıyorum. -

Ah bir de bu kızın garip bir iç sesi mevzusu var. Hiç durmak bilmiyor! Viki'nin iç sesi gibi benim de iç sesim hiç durmaz. Ama şu günler de sanırım mesai işini bırakıp kaçtı. Bundan memnunum.

Yazar arkadaşıma bir not daha bırakmak istiyorum; YENİ BÖLÜMLERİNİ BIRAK TALEP ETMEYİ, ŞİDDETLE İSTİYORUM!!

Kitabı okumak isteyenler için;
Aurora - Kutup Işıkları

19 Ağustos 2013 Pazartesi

Worst Story on Wattpad

Worst Story on Wattpad ciddi bir kitap olmanın yanından bile geçemez.


Wattpad'deki çoğu yazarın, hikayelerini yazarken düştükleri hataları eleştiren, gerçekten komik bir kitap ve başarılı bir parodi.

Hikayelerdeki olayların aşırı hızlı bir şekilde birbirini takip etmesi, acımasız ve doğru olmaya stereotipler, klişe olay örgüleri, vampirler, kurtadamlar... Kısacası bu 6 sayfalık kitapta, ne ararsanız var. [Sanırım değinmediği tek sorun imla/noktalama, o da genelde bu tür şeylere dikkat eden insanlar için fiziksel acı verecek bir noktaya gelebildiğinden, büyük bir eksiklik olduğunu düşünmüyorum.]

Articstars'ın şu ana kadar yazdığı en uzun hikaye olmasının yanında, sadece 6 sayfa olduğu için okuması öyle çok uzun bir zaman almıyor. Eğer boş vaktiniz varsa ve okuyacak eğlenceli bir şeyler arıyorsanız, bu kitap tam size göre. 

Bütün bu söylediklerimden sonra, diyecek tek bir şey kalıyor: 

Uluslar Arası Bir Aşk Hikayesi


Merhaba arkadaşlar, size ''Uluslar Arası Bir Aşk Hikayesi'' adlı kitaptan bahsetmek istiyorum.
28 yaşındaki Andreas Ivanov,Rusya'nın en ünlü iş adamlarından birisinin oğlu aynı zamanda gelecekteki varisidir.Kızlar tarafından karşı konulmaz bir cazibeye sahip olup,aynı zamanda çapkın ve tembeldir.Evlenmek,bağlanmak,aşık olmak kelimelerinden tamamen uzakta yaşayan  Andreas,Türk ortaklarından birisine kendini fena halde kaptırır.Peki çapkın erkeğimiz değişmeye karar verecek mi?

Baş rolünde Danila Kozlovsky ve Beren Saat'in paylaştığı okumanızı önerdiğim hikayeler arasında yer alıyor.
Henüz 2 bölüm olmasına rağmen,beni tek bölümde bağladı diyebilirim.Yeni bölümlerini merakla bekliyorum :)



Yazarı:Mehtap94



Son... Ol Serisi



Merhaba kitap pıtırcıklarım ^^ İpek'in ilk kitabı olan " Sonsuz Ol " genel olarak macera&aşk&dram konularını ele almıştı. 17 yaşında genç bir kız olan Öykü; annesinin vefatının ardından, İstanbul da oturan babasının yanına taşınmak zorunda kalmıştır. İşte o zaman büyük bir maceraya ilk adımını atıyor. Bu kitaba beni ilk yakınlaştıran Emre olmuştu. Şunu söylemeliyim ki Ada kızımız Emre'den çok çekti. Köşede unuttuğumuz biri daha var! Kaan.... Takımımız da ki en sakin&olgun kişilik diyebilirim kısaca.

2. Serisini ele alırsak; KAÇIRMAYINDERİM !! Gizli telefon sapığımız bulunuyor mu dersiniz? Bu seride çiftlerimizin başından dert eksilmiyor. Her ne kadar tarafsız yorumluyorum desem de ileri de ki bölümler de olan Anıl karakterini sevemeyebilirsiniz. Benim düşüncem mi? Bir Amerikan havasıyla; ANIL CANIN CEHENNEME!! 

Her ne kadar 1. Kitaba sürüsüne kapak tasarımı yapsam da yazarımız olan İpek'e beğendiremedim. Ne diyelim kısmet 3. serisine ^.^

Kitaplar:
1. Sonsuz Ol


5/7 Serisi

5/7 serisi diyorum, çünkü serideki üç kitabın başlığı da bu iki rakamı içeriyor fakat belli bir seri adı yok.

Kitaplar:


Bu seri, Wattpad'de normalde gördüğümüz kitaplardan biraz farklı bir seri.

Evet, yanlış numaraya atılan mesajlar veya aranan yanlış numaralar yabancı hikayeler arasındaki popüler bir olay; fakat bu kitapların farkı, tamamen atılan mesajlardan/maillerden ve verilen notlardan oluşmaları. [Eğer yanlış hatırlamıyorsam 3. kitapta bir iki bölüm "hikaye" şeklindeydi; onun dışında tamamen not/mesaj/mailden oluşuyorlar.]

The Meaning Games (Anlam Oyunları); Hello again, Sir (Tekrar merhaba, Efendim); Between Logan and Jamie (Logan ve Jamie'nin Arasında) kitaplarının yazarı Amanda-Rose Butters'ın ilk kitapları olan bu üçlü, boş zamanını eğlenerek değerlendirmek isteyenler için bir numaralar.

Uzun değiller ve sadece kısa kısa mesajlaşmalardan oluştukları için okuması çok kolay. 
Ayrıca, üçüncü kitapta bir iki tane "hikaye" şeklinde bölüm var ve bu bölümler, "Keşke daha fazla olsaymış," dedirten, tatlı parçalar. 

Kapak tasarımları kesinlikle daha iyi olabilirlermiş, ama yapacak bir şey yok.


17 Ağustos 2013 Cumartesi

Malvern

Merhaba arkadaşlar. Size çok sevdiğim bir kitaptan söz edeceğim. Fantastik kitapları sevenler için gerçekten harika bir kitap üstelik özenti değil ve kendine has bir kurgusu var. Evet size bahsedeceğim kitap Malvern. Yazar burada zamanlar arası geçişler yapmış. Gerçekten harika buldum. Eximius krallığının prensesi olan Malvern, Büyü krallığının oğlu Andrewle evlendiriliyor. Tabii maceralar bununla sınırlı kalmıyor. Hayatına daha bir sürü başka insan giren Malvern, çok zor seçimler yapmak zorunda kalıyor. Daha fazla detay vermek istemiyorum :) Kesinlikle okumaktan zevk alacağınız bir roman...
Yazar: JseMre