3 Eylül 2013 Salı

Alphas And Angels

Bir süredir İngilizce bir kitap yapmadığımı fark ettim ve en son okuduğum İngilizce kitap olan Alphas And Angels'ı yapma kararı aldım. Alphas And Angels, TellTaleHeart'ın profilindeki üç kitaptan bir tanesi. 


Bazı yerlerde kafamı karıştıran mantık hataları olsa da, genel olarak okunabilir, güzel bir kitap. Dinsel tarafı pek kuvvetli değil, fakat kitabın din açısından kuvvetli olması da gerekmiyor zaten. Vampirler, kurtadamlar ve daha bir çok doğaüstü varlığın olduğu bir dünyada, bir nefilim olan ve babasıyla beraber cennetten düşen Emmy'nin yaşadıklarını anlatıyor.

Emmy'nin dünya ile ilgili bilgisi annesinin anlattıklarıyla sınırlı ve onun bilmediği şeyleri öğrenirken okumayı gerçekten eğlenceli. Çevresindeki kişilerin ona attığı garip bakışlar, o durumda olmayı hayal etmek... Düşünsenize, bir randevunun ne olduğunu bilmiyorsunuz ve o yüzden gerçekten yakışıklı bir çocuk size teklif ettiğinde neden diğerlerinin heyecanlandığını anlayamıyorsunuz... Ama okuyucu anlıyor ve ben şahsen o durumları okurken çok eğlendim.

3 sayfa kadar kısa bölümleri de var, 7 sayfa kadar uzun bölümleri de. Son bölüme kadar hiçbir bölümde sıkıldığımı hatırlamıyorum; yani 7 sayfa çok hızlı geçiyor.



1 Eylül 2013 Pazar

Bahse Var Mısın?

Bahse Var Mısın?'ı çok sevdim. Sibel İmamoğlu'nun Wattpad'de Elysion kullanıcı adı altında yazdığı, çok hoşuma giden bir hikaye. Şu ana kadar tanıtım dışında, 6 bölüm yayınlandı. 


Sizinle, Bahse Var Mısın'ın tanıtımını paylaşmak istiyorum:
Sana onu anlatmamı ister misin? Sırrımı seninle paylaşmamı? Sırları sever misin?
Peki. İlk anda çarpılacaksın ona. Gri gözleri kalbini durduracak. Kokusu içini kavuracak. Siyah saçları arasında kaybolmak isteyeceksin. Her bir göz yaşını boğmak. Sıcaklığı yakacak tenini. Kalbin öyle bir kavrayacak ki gizemini. Hissediyor musun peki? Kalbin deli gibi çarpıyor. Onun için. Çıldırıyorsun. Çıldıracaksın. İnanmıyor musun? İnanmak mı istemiyorsun? Tamam. BAHSE VAR MISIN?

Bu tanıtımdan sonra zaten hikayeyi bırakmam imkansızdı.

Birkaç yerde hatalar yok değil. Noktalama çok dikkatimi çekmedi, fakat yazım yanlışlarının olduğu birkaç yer gördüm, hatırladıkça da belirttim. Cümle yapıları genel olarak başarılı; daha iyi olabilir, ama gerçekten akıcı bir anlatımı var ve okurken hiç sıkıldığımı hatırlamıyorum.

Karakterlerle ilgili kısa kısa şeyler söylemek istiyorum:
Mia: Mia'ya bir kızıyorum, bir anlıyorum. Garip bir ilişkimiz var yani. Arada bir de laf koyuyor, koyduğunda da güzel oturuyor laflar.
Joshua: Ya ben bu çocuktan genel olarak nefret ediyorum, bazen de çok tatlı bir şey yapıyor, içimin yağları eriyor böyle. Anlamadım gitti ki. Genel olarak sahiplenici, aşırı korumacı tipleri sevemiyorum ki Joshua çok sahipleniyor fakat bazen de öyle şeyler yapıyor ki eriyip gidiyorum. Dedim dedim inanmadınız; çocukta çift kişilik sendromu var. İki kişiliği var yeminle. Valla bak.
Caroline: Bu kız hakkında söyleyecek pek bir şeyim yok valla doğruyu söylemek gerekirse. Şu telefon olayında büyük şerefsizlik yaptığını düşünüyordum ama amaç Mia'yı mutlu etmekti ve iyi bir arkadaş olarak doğru yaptı yani. Of bilmiyorum.
Janet: Bu kız hakkında pek bir şey düşünmüyorum. Sürtük falan diyor herkes. Yazık lan kıza. Eminim bu kızın da sorunları var. Büyük sorunlar. Sorunlu işte.
Adam: Adam benim adamım o yee. Evet, cümlede büyük bir sorun var, ama aldırış etmeyin. Adam şu ana kadar o kadar az görüldü ki.. fakat o azlık bile sevmeme yetti çocuğu. Sarışın mavi gözlü bir şey, normalde ben esmer yeşil gözlü tercih ederim, fakat Joshua da gri gözlü, o yüzden benim tercihimin bir önemi yok. Ayrıca şöyle en mavisinden mavi gözü kim sevmez ki?

Çok tatlı bir hikaye ve arada kafamı bir yerlere vurmak istememe neden olacak olaylar olsa da, genel olarak bu hikayeyi gerçekten çok sevdim ve bence, okursanız yani, siz de çok seveceksiniz! Kesinlikle daha çok ilgiyi hak ediyor ;)